Thursday, September 24, 2009

gundemde tutalim

14/09/2009 08:36

Sanat Eleştirmenleri Derneği AICA'nın En Eleştirel Yapıt ödülünü kazanan Aydan Mürtezaoğlu ile Bülent Şangar, bir mektupla ödülü eleştirdi

İSTANBUL - Uluslararası Sanat Eleştirmenleri Derneği AICA Türkiye, 11. İstanbul Bienali’nde yer alan işlerin arasından yapılan değerlendirme sonucu ‘En Eleştirel Yapıt’ ödülünü, Aydan Mürtezaoğlu ve Bülent Şangar ikilisinin ‘İşsiz İşçiler- Sana Yeni Bir İş Buldum’ çalışmasına verdi. AICA Türkiye jürisi Ahu Antmen, Ali Akay, Ayşegül Güçhan, Evrim Altuğ, Ayşegül Sönmez, Aslı Çetinkaya ve Cem Erciyes’ten oluşuyordu.
Önceki gün Elgiz Müzesi’nin Maslak BabyGiz plazadaki yeni mekanının açılış töreninde yapılan ödül törenine Mürtezaoğlu ve Şangar, eleştirinin mükafata tabi olmadığını bildirerek katılmadı. Tasarımını Akın Nalça’nın yaptığı ödülü almak üzere ‘İşsiz İşçiler- Sana Yeni Bir İş Buldum’ projesinde bienal boyunca işçi olarak çalışan gençler geldi. Ödülü alan Özgen Kaybaki, ödülü ve bienali kıyasıya eleştirdi ve bienalin sloganı ‘İnsan Neyle Yaşar?’ sorusuna gönderme yaparak “Bizim için bienalden önce işsizdiniz, şimdi işiniz var denildi, biz işsiz de yaşarız bunu belirtmek isteriz sadece sanat yaparak. Ve ben böyle yaşayanlara buradan sesleniyorum: devam” dedi.
Sanatçı ikilisi Aydan Mürtezaoğlu ve Bülent Şangar’ın ödülle ilgili eleştirilerinin yer aldığı mektup, AICA Türkiye Başkanı Ayşegül Sönmez tarafından okundu: “Eleştirellik insanın doğasındandır; aidiyet, kimlik, ilişkisellik, öznellik ve daha pekçok açıdan varoluşunu belirleyen, en önemli unsurlardan biridir. Eleştirellik, en ibaresi ile pekiştirilip, kategorize de edilemez. Kategorize etmek, soyutlamak, eleştiriden arındırmak, eleştiricilik değil midir? Eleştiri hakkı, eleştirel söylem tek bir kişi ya da grup veya cemaatin tekelinde de olamaz.”
Ayşegül Sönmez eleştirilerle ilgili “AICA Türkiye olarak bu ödülü, günümüzde güncel sanatın en temel unsuru haline gelen eleştirel yaklaşıma yakından bakmak, eleştirinin doğası üzerine düşünmek üzere verdik. Sanatçı ikilisinin ödülle ilgili eleştirileri ve ödülü almak üzere gelen genç arkadaşlarımızın tören konuşmalarındaki sert bildiri tadındaki açıklamalarıyla tam da istediğimiz gerçekleşti” diye konuştu.

3 comments:

texts/metinler said...

aysegul sonuctan mutlu olmusa benziyor, tam anlamadim, bozuntuya vermemk icin mi bu politik conclusion cumlesi yoksa kafa mi basmiyo? ya da ne olursa olsun zeytinyagi her zaman suyun yuzeyine cikar kurali mi?

ovul d said...

asli cetinkaya'dan:

selam ovul,
blogspot off galiba giremedim. su aica odulu meselesiyle ilgili ufak bir duzeltme yapmak isterim:
aysegul sonmez'e juri uyesi olmak istemedigimi bildiren bir yazi yazmistim.
kendisi de hatta 'sen bilirsin' diye yanitlamisti. sonra bienali ne bu amacla gezdim ne de oy kullandim. ama radikal'de juri icinde ismimi gordum.
sacma bir durum oldu. en azindan senin mecranda bunu duzeltebilmek isterim.
sevgiler,
asli

ovul d said...

@adnan ben de anlamadim. zira isin kendisi soylemek istedigini net bicimde soyluyor. ustune odul bahanesiyle durtmenin anlami var midir? dert elestirel bakisa isik tutmaksa bunu yapmanin kamuya daha yararli uretken bir yolu yok mudur?